CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in kendisiyle ilgili “kibirlendiği” ifadelerine ilişkin, “Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Bulunduğum makam mevki sebebiyle ne bürokraside ne de siyasette kimseye tepeden bakmadım” dedi.
(ANKARA) – CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in kendisiyle ilgili “kibirlendiği” ifadelerine ilişkin, “Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Bulunduğum makam mevki sebebiyle ne bürokraside ne de siyasette kimseye tepeden bakmadım” dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, gazeteci Murat Yetkin’in sorularını yanıtladı.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in, “Öztrak tarafından ‘bahçıvan torunu’ ve ’emekli öğretmen çocuğu’ diye küçümsendiği ve ‘Biz buradaydık, Meclis üstümüze kuruldu’ diyerek kibirlendiği” şeklindeki ifadelerini yalanlayan Öztrak, şöyle konuştu:
“Böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Özgür Özel’in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem, sormadım. Kimsenin dinini, mezhebini, kökenini sormam. CHP’de sorulmaz zaten. Bir gün İzmir’de Balkan Masası toplantısı vardı, Özgür Özel oraya geldi, tabii en önde yer verdik. Balkan Türkü olduğunu da o zaman öğrendim. Bakın, Cumhuriyet ‘Çoban Sülü’nün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olmasının yolunu açan rejimin adıdır. Cumhuriyet’in kurucu değerlerini özümseyen her CHP’linin hayali, bu topraklarda doğan her çocuk için fırsat eşitliğini sağlamaktır. Özgür Bey’in bahçıvan torunu olma vurgusunu yapma ihtiyacını neden duyduğunu bilemem. Ama şunu bilirim, partimiz kendisini belediye başkan adayı yaparken, beş dönem milletvekili yaparken, Grup Başkanvekili yaparken, Grup Başkanı yaparken ‘Babanın mesleği ne, dedenin mesleği ne’ diye sormamıştır. Tekrar edeyim: Ben hiçbir yerde Özgür Bey’in iddia ettiği sözleri söylemiş değilim. Bu söylediklerini Özgür Bey’in içinde bulunduğu strese bağlıyorum. Kendisi bunu düzeltecektir sanırım.”
“KİMSEYE TEPEDEN BAKMADIM”
Öztrak, “Meclis üzerimize kuruldu” ifadelerine ilişkin ise şunları kaydetti:
“O da şöyle: Bir gün rahmetli Sırrı Süreyya Önder ile sohbet ediyorduk. O arada, Sayın Veli Ağababa TBMM’nin kurulu olduğu arazideki bir arsanın zamanında dedeme ait olduğunu, kamulaştırıldığını, itiraz etmediğimizi anlattı. Rahmetli de bir gün Meclis’i yönetirken söz aldığımda, şaka yollu ‘Tapusu sizde, istediğiniz kadar konuşun’ diye dostane bir şeyler söyledi. Demek ki Özgür Bey bunu unutmamış. Söylediği sanırım odur. Bilen bilir, ben bürokraside görev aldığım dönemde de parti görevindeyken de kimseye karşı küçük gören bir tavır içinde bulunmamaya özen gösterdim. Kibirli olmadım, protokol gerekleri dışında partinin makam aracını hiç kullanmadım, hep kendi aracımı kullandım. Bulunduğum makam mevki sebebiyle ne bürokraside ne de siyasette kimseye tepeden bakmadım. Hep ‘mahkeme kadıya mülk değildir’ anlayışıyla hareket ettim.”
“MUTLAK BUTLAN KARARINDAN MEMNUN OLMAM MÜMKÜN DEĞİL”
Faik Öztrak, mutlak butlan kararını onaylayıp onaylamadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil. Ama ‘Mahkeme şöyle, önceki yönetim böyle’ diyenlere de sorarım: Yok hükmünde sayılan kurultaydan sonra yönetime gelenlerin en yakınlarının delegenin iradesini satın almak için operasyon yaptıklarına dair itiraflarını, delegenin iradesini fesada uğratmak için kamu gücü kullanılarak maddi menfaat sağlandığı, belediyelerde iş vadedildiği iddialarını yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız? Bunları TBMM’de yaptığım basın açıklamasında da söyledim. Bizim önceliğimiz otokrasiye karşı mücadele olmalıydı, parti içinde birbirimizi kutuplaştırarak, düşmanlaştırarak hakimiyet sağlamak değil.”
Öztrak “CHP’nin mevcut bölünmüşlük durumuyla AK Parti iktidarıyla daha iyi mi mücadele edeceğini düşünüyorsunuz” sorusu üzerine, “Hayır, Özgür Bey için hala vakit geçmiş değil. Sürekli yumruklarını sıkmak yerine, partisinin Genel Başkanıyla konuşmasının ve birlik beraberliği sağlayacak bir çıkış yoluna katkı vermesinin hala mümkün olduğuna inanıyorum. Ama Özgür Bey ne zaman elini açsa sanki bir şeyler, birileri devreye giriyor, onu engelliyor” diye konuştu.
“BİRİLERİ PARTİ BÖLÜNSÜN İSTİYOR”
Öztrak, kimin engellediği sorusuna karşılık ise şöyle devam etti:
“Onu bilemem ama gördüğüm kadarıyla birileri CHP içinde uzlaşma olmasın, parti bölünsün istiyor. AK iktidara taşıyan yeni parti kurma stratejisinin tekrar başarıya ulaşacağına inanıyor. Buna izin vermemek, her CHP üyesinin görevi ve borcudur. Çok da uzun sayılmayacak bir süre önce millet bizi seçimlerde birinci parti yaptı. Ama yönetim milletin meşruiyet urbasını yırttığı sarayla mücadele etmek yerine ‘normalleşme’yi tercih etti. Genel Merkezimize Erdoğan’ın forsu çekildi, TBMM açılışında bir başka partinin genel başkanı olan Erdoğan karşısında ayağa kalkmamız istendi. Ben bunları o zaman da eleştirdim. Normalleşmenin ne olduğu konusunda milletvekillerine doğru dürüst bilgi de verilmedi. Yetmedi, parti cumhurbaşkanlığı konusunda erken rekabete sokuldu. Yönetim değişikliğinin üzerinden iki buçuk yıl geçti, milletimizin genel seçimler için vitrinimiz olarak gördüğü belediyelerimiz ağır saldırı altında kaldı. Yaşanan onca şeye rağmen milletvekillerinin görüşlerini dile getirdiği kapalı grup toplantılarının sayısı bir elin parmaklarını geçmedi, üç kere yapıldı. Onlarda da tartışmadan çok karar tebliğ edildi.”
GENEL MERKEZE POLİSLE GİRİLMESİ
CHP’ye polisle girilmesini “çok üzücü” olarak nitelendiren Öztrak, “Polisi çağıran Kemal Bey’in avukatı değil mi?” sorusu üzerine, şunları söyledi:
“Genel Başkanımız da üzüldüğünü ifade etti. O gün sabah milletvekili arkadaşlarımız kapıya gitmiş, içeri almamışlar. Engellemek için de ne partimize ne de millet ittifakının ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdiğini söyleyen Adnan Beker’in otobüsü çekilmiş kapıya. Şunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum, Özgür Özel, kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi? Neden parti binasını önceki seçilmiş genel başkan yerine polise teslim etmeyi tercih ettiler? Ve neden ‘Kendimizi zincirleriz, asla bırakmayız’ dedikleri Genel Merkezi, istedikleri fotoğrafları alıp videoları çektikten sonra üç dakikada bırakıp gittiler?”
ÖZEL’İN TEKİRDAĞ’DA YÜRÜME TEKLİFİ
Faik Öztrak son olarak Özgür Özel’in Tekirdağ’da birlikte yürüme önerisine karşılık, “Kendisinin bunu söylerken ne ümit ettiğini anlayabiliyorum. Ama Tekirdağ, Özgür Bey’in düşündüğü gibi bir yer değildir. Evladını da misafirini de bağrına basar. Tekirdağlı memleketinin evlatlarını birbirine kırdırıp buradan siyasi rant devşirmeye kalkanları da görecek kadar feraset sahibidir. Ben Tekirdağ sokaklarında her zaman yürürüm. Çünkü hemşehrilerimin yüzünü yere baktırmadım. Kimseye kibirle yaklaşmam. Kimseyle de kendi memleketinde yürüme yarışına girecek kadar kibir sahibi olmadım. Partimin bir milletvekili ilime misafir geldiğinde kendisiyle birlikte yürümekten gurur duyarım. Tabii geleceğini önceden haber verirse” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’den Yankılanan Haberler, şehirde yaşanan gelişmeleri hızlı, tarafsız ve anlaşılır bir şekilde okuyucularına sunmayı amaçlayan bir haber platformudur. Yerel gündemden kültür-sanata, etkinliklerden önemli duyurulara kadar Eskişehir’e dair merak edilen konuları güncel içeriklerle takipçilerine ulaştırarak şehrin nabzını tutar.
Yorum Yap