İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Sarıcalar mahallesinde, Soma Çimento tarafından yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan yöre halkı, “Hayvanlarımızı otlatacak meralarımız elimizden gidiyor. Yüzyıllık ağaçlarımız kesilmesin” çağrısında bulundu.
Haber: Osman BEKAR
(İZMİR) – İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Sarıcalar mahallesinde, Soma Çimento tarafından yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan yöre halkı, “Hayvanlarımızı otlatacak meralarımız elimizden gidiyor. Yüzyıllık ağaçlarımız kesilmesin” çağrısında bulundu.
İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Sarıcalar mahallesinde planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Soma Çimento ve ilgili kurumlar ve yöre halkının katılımıyla toplantı düzenlendi.
Toplantıda vatandaşlar, ata toprakları olarak nitelendirdikleri mera alanının da proje kapsamında kullanılmasına karşı çıktı. Yöre halkı, yenilenebilir enerjiye karşı olmadıklarını ancak güneş enerjisi santralinin yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu alana yapılmasını istemediklerini dile getirdi.
Sarıcalar Mahalle Muhtarı Mustafa Kaya, toplantıda GES projesine yönelik köylülerin yaşadığı sorunları anlattı. Mustafa Kaya, mera alanlarının köylüler açısından hayvanlarını otlatabilecekleri önemli bir alan olduğunu ifade ederek, proje kapsamında ağaçların da kesileceğini söyledi.
“MÜCADELEMİZ BİR AĞAÇ, BİR TOHUM, BİR GELECEK DEMEK”
Toplantıda konuşan yöre sakinlerinden Mehmet Eker, mera alanının geçmişten bugüne mahalle sakinlerinin kullandığı ata toprağı olduğunu belirterek, ağaçların kesilmesine karşı olduklarını belirterek, “Bugün burada ata topraklarımızdan miras kalan meramızın, imar ve çevre yasaları kapsamında belediyelere geçmesinden dolayı elimizden gasp edilmesine ve ağaçlarımızın kesilmesine karşı durmak için buradayız” dedi.
Mücadelenin yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını belirten Eker, “Bizim mücadelemiz bir ağaç, bir tohum, bir gelecek demek. Bizim tek derdimiz bu. Güzelim palamut ağaçlarımız, çam ağaçlarımız, meramız… Çünkü bu mera buranın ata toprağı. Devletten kalma, hibe edilmiş bir yer değil” diye konuştu.
Eker, söz konusu arazinin geçmişte mahalle sakinlerinin imece usulüyle para toplayarak elde ettiği bir alan olduğunu savundu. Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını belirten Eker, “Her tarafa gidiyorsunuz; şimdi güneş enerjisi, HES kurulacak. Peki, kurulsun. Fakat boş kırsal alan varken neden ormanlık alan ve ağaçlık alan” ifadelerini kullandı.
“BİNLERCE AĞACIN KESİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Sosyal Haklar Derneği Soma Temsilciliği adına yapılan söz alan Bahar Memiş, bölgede güneş enerjisi santrali kurulmasının planlandığını ve proje nedeniyle binlerce ağacın kesilebileceğini ifade etti. Proje kapsamında binlerce ağacın kesileceğini aktaran Memiş, “Yüzyıllardır halka, köylüye ait olan meralık alandaki meşe palamutlarını keserek çimento fabrikası elektrik enerjisini sağlamak üzere güneş enerjisi santrali yapmak istiyor. Bunu yaparken 5 bin ile 7 bin arasında ağacı katledecek” iddiasında bulunuldu.
ÇEVRE MÜHENDİSİ PROJE ALANINI ANLATTI
Toplantıda bir çevre mühendisi de GES projesinin teknik özellikleri ve araziye ilişkin bilgiler verdi. Projede yaklaşık 53 hektarlık alanın kullanılmasının planlandığını belirten mühendis, belediye tarafından Soma Çimento’ya irtifak hakkı verildiğini ifade etti. Mühendis, söz konusu alanın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan arazi sınıf tespitinde “kuru marjinal tarım arazisi” olarak kaydedildiğini ifade etti.
Bergama Çevre Platformu Başkanı Erol Engel ise projenin 560 dönümlük, yaklaşık 56 hektarlık bir alanda gerçekleştirilmesinin planlandığını belirterek, toplantının en önemli sorusunun kesilecek ağaç sayısı olduğunu söyledi. Engel, “Soru şu: 560 dönümlük, yani 56 hektarlık alanda yenilenebilir enerji için kaç tane ağaç keseceksiniz” diye sordu.
Bölgenin Bergama ile Soma arasında önemli bir doğal alan olduğunu belirten Engel, “Burası gerçekten doğal bir süzgeç adeta. Başka orman yok bu bölgede. Bula bula burasını mı buldunuz” ifadelerini kullandı.
“ATALARIMIZIN BIRAKTIĞI MİRASI ÇOCUKLARIMIZA BIRAKMAK İSTİYORUZ”
Sarıcalar Mahallesi’nde doğup büyüdüğünü belirten 73 yaşındaki Türkan Can ise çocukluğundan bu yana yaşadığı bölgenin doğal yapısının korunmasını istedi. Can, “Benim atalarımın bıraktığı bu güzel Sarıcalar köyümüz. Biz bu köyde yaşıyorsak, bu köyün evlatlarıysak, atalarımızın bıraktığı mirası biz de çocuklarımıza bırakmak istiyoruz” diye konuştu.
Toplantının ilerleyen bölümünde yeniden alan Sosyal Haklar Derneği Ege Bölge Temsilcisi Zeyat Usalp, çevre ve kamu kurumlarında görev yapan yetkililere seslenerek, kararların yalnızca teknik mevzuat çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Eskişehir’den Yankılanan Haberler, şehirde yaşanan gelişmeleri hızlı, tarafsız ve anlaşılır bir şekilde okuyucularına sunmayı amaçlayan bir haber platformudur. Yerel gündemden kültür-sanata, etkinliklerden önemli duyurulara kadar Eskişehir’e dair merak edilen konuları güncel içeriklerle takipçilerine ulaştırarak şehrin nabzını tutar.
Yorum Yap